24 Haziran 2013 Pazartesi

Bir o kadar acı

Hani bahsettiğim özlem var ya bitti ama öyle bir bitti ki ben de bittim.Keşke özleseymişim de bitmeseymiş. Şuan öyle acıyor ki canım öyle zor ki. Gücüme gidiyor, kabullenemiyorum. Ben saatlerdir ağlarken o gülüyordu.Nasıl olur aklım almıyor. Bu sonuca nasıl gelir insan bu kadar çok severken, nasıl bir anda bu kadar değersiz oldum.Sen nasıl bensiz yaparsın.Aylar geçirdim sensiz, hep bugünleri bekledim, seni bekledim.Yine kaybetmeyi nasıl becerdim ? Her şeyim sen olmuşken ben nasıl devam ederim sensiz.Uyandığımda ilk aklıma gelen insan, sen nasıl yapıyorsun.Özlemez mi insan, üzülmez mi.Ben öylesine inanıp öylesine bağlanmışım ki sana. Bir şey koptu içimden sanki dayanılmaz bir acıyla gittin benden.Hayallerimi ansızın aldın ve kayboldun. Yok ettin her şeyi beni tükettin.Böyle bir ayrılığı hak etmedim ben, hak etmedik.O kadar çok emek verdim ki, o kadar çok sevdim ki seni bu hiç adil değil. Anlamıyorum anlayamıyorum. Ben aylarca, özgürce seninle olabileceğim günleri hayal ettim, seninle sabahlara dek konuşabilmeyi diledim.Ben çok şey istemedim ki sadece yanımda olmanı istedim.Sana sarılmayı, öpmeyi.Sadece sen ol istedim.Hayatımı ben sana göre şekillendirdim ve yok oldun sen.Ben ki bir gülüşün için her şeyi yapardım. Bensiz nasıl da mutlusun öyle gülmek sana bugün hiç yakışmadı.Hiç pişman olmamıştım olmadım da sanırım ama hayal kırıklıklarımla kalakaldım. Hep seninle olacak sanıyorsun, hep seni sevecek seni öpecek.Hiç gitmez sanıyorsun ama bir bakmışsın yapayalnızsın.                                                                                                                  

24 Mayıs 2013 Cuma

Beklenmeyen

Öyle apansız başlıyor ki aşk öyle hazırlıksız yakalanıveriyorsun ya işte belki de bu yüzden bu yaralanmalar düşmeler ağlamalar.Öyle çok seviyorsun ki gülüşüne bakışına nefesine hayransın.Her hücrenle taparcasına seviyorsun.Aklın fikrin kalbin sadece onu fısıldıyor sana ve sen her saniye özlemektesin onu.Onun yanında saçmalamak en çok istediğim en çok özlediğim şey gülüşü gülüşüme karışsın elleri ellerime.Teninin kokusunu arıyorum her an.Özlemek şu canımı en çok acıtan şey, deli gibi özlemek.
Senin ama konuşamıyorsun, dokunamıyorsun, göremiyorsun.Canım öyle acıyor ki tarifi yok.
Bekliyorsun, bitsin diyorsun bu özlem ama sanki inadına bitmek bilmiyor aksine daha da zorluyor seni.Mesafeler seni tüketiyor fakat öyle çok seviyorsun ki beklemek, onu beklemek bile güzel diyorsun.
Çünkü onu derinlerde hissediyorsun.

17 Ağustos 2012 Cuma

Sadece çok istersin

Suya yazı yazar gibi hayatım her yazdığım kayboluyor.Bağırıp sesini duyuramamak, koşmaya çalışıp olduğun yerde kalıvermek gibi sevip sevilmemek.Küçükken çok istediğin hayallere sahip olamamak gibi.Herkes o kadar şanslı olamıyor çünkü bu hayatta, kimsenin her istediği olamıyor maalesef.Küçük hayalleri gerçekleşmeyen biri büyük hayallere nasıl sahip olur.Kimse küçüklüğümde ki gibi kusursuz değil artık.Herkes kendinden bir şeyler kaybetmiş.Ben bilmezdim kaybetmenin bu kadar acı verdiğini, sevilmemek nasıl bir duygu bilmezdim.Büyüdükçe gözyaşlarım gösterdi gerçeği, ne kadar seversem seveyim sevilmediğimi.Ne kadar anlatmak istersen iste karşındaki dinlemek istemeyince haykırsan da duyulmadığını.Bir kere acıyı hissedince hayallerimi kaybetmeyi öğrendim.Salıverdim hepsini.Ne kadar çok seversen o kadar çabuk kaybedermişsin bunu öğrendim.O gerçek aşk istiyorum lafı herkesin diline pelesenk olmuş.Ne sahte sevgiler dolu etrafım ve ben onları bile kıskanır oldum.Yalandan da olsa ne bir sevdiğim var ne de aşk dediğim bir ilişkim.Bir gün biteceğini bilerek delicesine sevebilmek istiyorum, hiç bitmeyecek sanıp hayaller kurulası bir ilişki.Çok mu şey istiyorum.Kimseye evet demeyerek belki bu isteğimi kendi elimle yok ediyorum ama güvenmeden sevmek, sevdiğine inanmak çok zor geliyor.Ben öylesine değer verirken onun tek derdi bir bedenden ibaret olmamalı.Sevmeli, gülüşümü özlemeli, sesimi duyunca aptal bir gülümseme oluşmalı suratında.Farklı hissettirmeli ve hep hafif bir buruklukla anmalı geleceğinde.

Sadece sevilmek
Sevildiğini bilmek
Tüm kalp kırıklıklarını unutmaya hazırım
Tek isteğim bu işte
Gerçekten sevildiğini hissetmek
Sarılmak ve öylece kalmak.
Çok mu, bence değil.
Ama zor, çok zor.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Hissedilir

Şu kendini cok degersiz hissetme var ya işte o berbat bir şey ve ben şuan sadece o hisle kaplıyım.insanlara cok fazla değer veriyorum ama sonuç böyle hüsran.Kimse hak ettiğin değeri vermezken insanları anlamaya çalışmak öyle zor ki.Ona zamanını ayırıyorsun, kendinden bir şeyler katıyorsun, seviyorsun özlüyorsun ama o seni sadece kullanıyor ve hayatından belki de hiç düşünmeden çıkartıyor seni. Küçük çaplı bir şok yaşarsın oncelikle neye uğradığını şaşırır bu kadar mı yani dersin bu kadar mı degerim ben bunu mu hak ettim. Dersin diye anlatıyorum ama bunların hepsini dakikalar önce hissettim, söyledim, yaşadım. Bildigin parçalanıyorsun kalbin ağrıyor, gözyaşlarınızı tutmakta zorlanıyorsun, zorlanıyorum. Bunu bana yaşatan kisi ne sevgilim ne de platonik bir aşk beslediğim kişi, sadece deger verdigim biri. Verdiğim değeri hak etmeyen biri. Yine yanıldığımın apaçık bir portresi. Belki de kimse tam olarak sevmedi beni ya da ben hep daha çok sevdim herkesi zor ama çok sevdim zamanla ve sonunda kaybettim. Sonra benden sevmemi beklerler hatta güvenmemi nasıl yapayım siz söyleyin her seferinde kırılan biri nasıl güvenebilir?Nasıl korkmadan sever.Sevdiği herkesi kaybetmiş birini kimse anlayamaz.Neden güldüğünü neden güçlü olmaya çalıştığını ve sadece kendisiyleyken ağladığını kimse bilmez.Karanlık odalarda hıçkırıklara boğulurcasına ağlamak.Onu nasıl sevdiğini hiçbir zaman anlatamamak, yazarsın ama bilmezler kimden bahsettiğini.Sırf bunlar yüzünden yalnızlığımla barışığım.Bazen hırçın, huysuz, aksiyim ama güzel oynarım mutluluğu.

Gülüşünü çalarlar önce
O yetmez sonra nefesini çalarlar,
Önce boşlukta hissedersin kendini
Kaybolmuş, tüy gibi hafif.
Sonra acı bir şekilde yerle bir olursun.
Geriye sadece gözyaşların kalır,
İşte bu yalnızlığının resmi sev onu çünkü bir tek o seninle artık.

3 Ağustos 2012 Cuma

Sana eş bana zıt

Ellerim tuşlara gitmiyor, yazmanın o derece zor geldiği günlerdeyim.Bazen kimseyle konuşmak, kimsenin sesini duymak ya da bir mesajı görmek bile istemiyorum.Çünkü kendimi soyutlamak istiyorum her şeyden ama beceremediğim kesin.Ne zaman yazsam hissettiklerimi  ya ağlıyorum ya da mutsuzluğun dibine vuruyorum ve buna rağmen ben hep sırıtıyorum.Güler yüzlü olmam bana verilen büyük bir hediye bence ya da bana öyle geliyor bilmiyorum ama benim tek silahım bu gibi.Her neyse hayatım her zamanki gibi sorunlu boktan vs.Ama fark ediyorum da gittikçe güçlü biri olmaya başlıyorum.Yaşadığım şeylerin bana tek katkısı bu.Yıkılmıyorum artık kolay kolay, yaşadıkça güçleniyorum.Sevdikçe sevilmediğim de kesin ama bu aramızda.Değişmek istiyorum değişiyorum da.İç güzelliğin asla yetmediği bir yüzyılda insanları anlamaya çalışıyorum.Belki delirsem daha mutlu olabilirim, nasıl olur merak etmiyor da değilim.Sahte yüzlerle dolu çevrem belli belirsiz kuklalarla, bu dünya cidden zor.Asıl konumuza gelirsek yani aşka, tabi ki uzun bir aradan sonra bir şeyler hissedip karşılıksız olduğundan bahsedeceğim.Fazla şanslıyımdır bu konuda bilirsin.
Sevmek yenilmenin eş anlamlısıdır belki de
İşte bu yüzden sevmek kaybetmektir
Ve belki de bu yüzden seven kaybeder ya da insan sevdiğini kaybeder.
Hepsi benzer, hepsi eş anlamlı.
Belki de hepsi bana çıktığı için böyle sanıyorum.
Sanmaya devam ediyorum.

27 Nisan 2012 Cuma

Sevmeyi iyi bilirim

Göremedim geçtiğini zamanın saçlarımın arasından , senin dudaklarından ve seslerin çığlıklarından.Yine hatalarım ve ben ya da kararlarım ve yalnızlığım diyelim.Bazen o kadar sonsuz ki yollar o kadar yabancı ki insanlar ve ben o sonsuzluğun akıl almazlığında tek başımayım.O kadar dipteyim ki nefes almak zor hatta gülmek bile zor sevmek ise bir yalan oldu şu sıralar.Farkında mısın yokluğumun, farkında mısın nerede olduğumun, farkında mısın yok oluyorum sense mutluluk pozları ver elaleme.Söyleyemiyordum sana ve senden bir adım bekliyordum ve sanırım sen anlamış  uzaklaşmıştın benden.Soğuyabilirdin  ama sen soğumadan ben bıraktım seni, bir balonu gökyüzüne salıvermek gibiydi.Uzun süre sonra ilk defa kafam kalbim biriyle dolmaya başlamıştı.Korkmuştum kaybetmekten, üzülmekten.Neyini sevdim bilmiyorum  ama seni görmek ister olmuştum.Beni gördüğünde gülümserdin ya sırf gülüşün için bile seninle karşılaşmak ister  oldum.Sadece bir mesajın mutlu etmeye yeterdi ama olmadı sen de öğren ben kaybetmeye alışkınım.Keşke diyorum sadece keşke.
Hayal kurmak
Hayatın bize bir armağanı mı bilmem
Umut etmek gerekir mi bu hayatta ?
Peki ya sevmek bu hayatın bir kuralı mıdır ?
Tüm  sorularımın cevabı bir sessizlik
Demiştim ya sana çok kararsızımdır diye aslında tüm cevaplarım sen olmaya razıyken ben boş bıraktım hepsini.

30 Ocak 2012 Pazartesi

Nefes bile almadan

Sen ağlarsan ağlarım.
Senin için her şeyi yapabilirim ya da yapabilirdim.
Ama lütfen anla beni o kadar çok mesafe var ki aramızda o kadar uzağız ki birbirimizden her şey çok daha zor.Yanımda olsan keşke çünkü çok ihtiyacım var.Artık dayanamıyorum yanımda hissetmediğim biriyle ne kadar birlikte olabilirim.Sonu bile belli olmayan bir ilişkiyi ne kadar devam ettirebilirim.Söylesene nasıl yaparım.Öylesine seviyorsun ki beni  ne ayrılalım diyebiliyorum ne de devam edelim.Nasıl sevdin beni böyle ben nasıl sevdim seni.Nasıl devam ederiz böyle? Sana bir şey olursa yaşayamam ben ama suçlanan kişi olmak istemiyorum.Hatalarının pişmanlıklarının hayatının mahvolmasının sebebi olarak görülmek istemiyorum.Bu bencillik değil sadece korkuyorum işte.Sevmekten sevilmekten korkuyorum.Hata yapmaktan korkuyorum yaşamaktan korkuyorum.Ne kadar gerçek insanlar ne kadar kendileri.Çok küçüğüm yapamıyorum yoruldum.Ama biliyorum ki sensiz hiç olamadım ben yapamadım.Şimdi kafam kalbim o kadar karışık ki benden nefret etmeni istemiyorum ama sanırım edeceksin olsun alışırım.
Ne kadar ömrümüz var ki sanki , sadece senin için yaşıyorum.
Ama yoksun.
Nefes bile almadan sevebilirim seni
Belki de en güzeli o olur ha ne dersin ?